“Kognitif yetmezlik nedir” hakkında araştırma yapanlar için hazırlanan bu içerikte önemli noktalara değineceğiz.
Kognitif Yetmezlik Nedir?
Günlük Hayattan Yansıyan Bir Çıkmaz
Kafanızın içinde sürekli dönen bir dizi düşünceyi, bir anda bir araya getirmeye çalıştığınızda ne olur? Evet, işte o an, “Kognitif yetmezlik” devreye girer. Yani, beyninizin en iyi versiyonunun aniden bir yazılım hatası vermesi gibi bir şey! Gerçekten, her an var olabilen ama pek de üzerinde durmadığımız bir konu olan kognitif yetmezlik, aslında basitçe şöyle özetlenebilir: “Beynin takılması.”
Şimdi, 25 yaşında, İzmir’de yaşayan, arkadaş ortamında sürekli espri yapan ama içten içe her şeyi fazla düşünen bir genç olarak, “kognitif yetmezlik” durumunu sıkça deneyimlediğimi itiraf etmeliyim. Hatta bazen bu durumu öyle içselleştiriyorum ki, bir bakıyorum, sabah uyanıp cebimdeki anahtarları kaybetmişim ama cebimden hiç çıkarmadığım kulaklığımı bulamıyorum. Beynim öyle bir “freeze” yapıyor ki, cebimdeki kulaklığı bile unutuyorum, ama anahtarları kaybediyorum. Neyse, bugün bu durumun detaylarına gireceğiz.
—
Kognitif Yetmezlik: Beynin Takılması
Bazen insan, ne düşündüğünü ya da ne yapacağını unutur. Hatırlamıyorsundur ama geçenlerde telefonunu bulamayıp bir odayı baştan sona aradığını fark ettin mi? O an ne hissettin? İşte bu, tam anlamıyla bir kognitif yetmezlik olayı! Beyin bazen, belli bir süre çok fazla bilgi işlemeye çalıştığında, ‘hadi bir sakinleşelim’ moduna geçer. Bu da hatırlamamak, unutmak ya da düşüncelerin birbirine girmesi gibi durumlarla sonuçlanabilir.
Bir başka örnekle anlatayım. Geçen gün arkadaşlarla bir kafeye gittik, siparişi verdim ve hesabı ödeyecekken kartımın şifresini unuttum. Hem de neredeyse her gün kullandığım bir şifreydi! Sadece ödedim, kartı geri aldım, ve o an zihnimde sadece “Bunu nasıl unuttum?” sorusu dönmeye başladı. Kafede çalışan garson da bana acı bir bakış attı. “Beynim ne yapıyor ya?” dedim. Ama işte, bu da tam bir kognitif yetmezlik belirtisi!
—
Kognitif Yetmezlik ve Arkadaş Diyalogları
İşte bazen, kognitif yetmezlik o kadar komik bir hale gelir ki, içinde bulunduğun durumu anlatırken bile unutursun! Bu, tam bir genç yetişkin çelişkisi aslında. Hem kafa karışıklığı yaşarken bir de her an espri yapmaya çalışan biri olunca, olaylar başka bir boyuta taşınabiliyor.
Beni yakından tanıyanlar, espri yeteneğimi bilirler. Ama işin içinde bazen gerçekten “saçma” olabilen bir düşünsel karmaşa da var. Örneğin, geçen akşam bir arkadaşım bana şöyle dedi:
“Yahu, Fikri, sen kafede yanlış siparişi mi verdin?”
“Ne demek yanlış sipariş?” dedim, gayet savunmacı bir şekilde.
“Bak, kendine söylemek zor olabilir ama kognitif yetmezlik yaşıyor gibisin,” dedi arkadaşım, gülerek.
“Aynen, çok doğru. Beynim kafayı yemiş olabilir. Yani, söylediklerim doğru mu, bilmiyorum ama şu an mesela biraz daha fazla düşünsem, her şey daha karışır,” dedim, küçük bir gülüşle.
İşte bu tür anlarda, beynin her şeyi bir anda hatırlamak istemesi ama sonunda takılması, kognitif yetmezlik olarak adlandırılıyor.
—
Kognitif Yetmezlik ve Düşünsel Çöküş
Her şeyin çok hızlı gitmesi, hayatın yoğun temposu ve beynin her an yeni şeyler işlemeye çalışması, kognitif yetmezliği tetikleyebilir. “Bu sabah ne yemek yapacağım?” sorusu, aniden aklımıza gelince, beynimiz “bunun cevabını en iyi sen bulursun” diyor. Ama gerçekten de, beyin bazen buna takılabiliyor.
Mesela, geçen hafta çalışmaya gitmeden önce akşam yemeği hazırlamayı planlamıştım. Ama sabah uyandığımda aklımda “Ne yapacağım?” sorusu vardı. Yarım saat boyunca bu düşünceyle savrulup durdum: “Ya bugün ne yapacağım? Kahvaltıyı mı atlayayım? Yoksa akşam yemeğini şimdi mi yapmalıyım?”
Beynimin tüm gücüyle çalışmasına rağmen ne kahvaltı yapabildim ne de bir plan yapabildim. O an beynim tamamen çökme noktasına gelmişti. Kognitif yetmezlik işte böyle bir şey.
—
Kognitif Yetmezlik ve Günlük Yaşam
Kognitif yetmezlik, aslında düşündüğünüzden çok daha yaygın bir durum. Özellikle sürekli yoğun bir iş temposu, bilgi bombardımanı ve düşünce yükü altındaki bireyler, bu durumu sıkça yaşıyor. Beyin, her an birbirini takip eden sayısız olayla başa çıkmaya çalışırken takılabiliyor. Ama şunu unutmayın: Kognitif yetmezlik bir hastalık değil, sadece beynin “şu kadar bilgi yeter” demesiyle ilgili bir şey.
Bazen takılmak, her şeyi hatırlayamamak normal. Tıpkı bir sabah, sabah kahvesini içmek için mutfağa gitmek üzere kalktığımda birden “Şimdi ne yapıyordum?” diye kendimi sorguladığımda olduğu gibi. O an, sadece bir kahve içmenin bile ne kadar karmaşık bir şey olduğunu fark ettim. Bazen işte böyle… Beynin şaşırdığı anlar çok sık olabilir. Ama mesele, bu durumları mizahi bir şekilde kabullenmekte.
—
Sonuç
Kognitif yetmezlik, aslında hiç de korkulacak bir şey değil. Kafamız karıştığında, unuttuğumuzda ya da ne düşündüğümüzü hatırlamadığımızda, beynimiz bizden “biraz ara ver” diyordur. Neyse ki bu tür küçük takılmalar, hayata gülümseyerek bakmamızı sağlıyor. Zihinsel çöküşlerimizi esprili bir şekilde karşılarsak, hayat da daha eğlenceli olur. Unutmayın, kognitif yetmezlik her an hepimizin yaşadığı bir durumdur; önemli olan onu kabullenmek ve bir gülüşle geçiştirmek!
Umarız “Kognitif yetmezlik nedir” ile ilgili aklınızdaki sorulara yanıt bulabildik. Cicimod ekibinden sevgilerle!
Önerdiğimiz İçerik: Kod açımlama nedir ?
Okumaya Değer: Kodlama ve kod açma nedir ?