Jargon Ne Demek Okul Öncesi?
Kayseri’nin sıcağında, bir öğleden sonraydı. Çocukluğumun geçtiği mahalledeki o eski, toprak yolların arasında yürürken, yıllar sonra bir anı tekrar hatırladım. O zamanlar, daha okul öncesiydim. Ama bir şeyi hatırlıyorum ki, o yaşta bile duygularımın derinliğini hissediyordum. Gerçekten hissettiğimi söylüyorum; kocaman bir dünyada, küçücük bir çocukken kalbim kocaman bir okyanus gibiydi. O zamanlar, kelimeleri tam anlamadan kullanıyordum ama birkaç yıl sonra fark ettim ki, kelimeler, yalnızca seslerden ibaret değil. Onlar, hissettiğimiz, düşündüğümüz ve yaşadığımız şeylerin yansımasıydı. Peki, “jargon” ne demek okul öncesi bir çocuk için?
Bir Sözcüğün Anlamı: Bilmediğim Ama Hissettiğim Bir Şey
Yıllar önce, mahalledeki çocuklarla birlikte oynadığım o günü çok net hatırlıyorum. Kocaman bir çocuk grubu etrafımda toplanmıştı. Bizim mahalledeki çocuklar arasında “jargon” kelimesi, sıkça geçerdi ama ben o yaşta ne demek olduğunu bilmiyordum. Bir gün, en yakın arkadaşım Zeynep, “Bu kadar jargon yapma, anlamıyorsun ki!” dedi. Ne demekti bu? Zeynep’in bana böyle demesi, biraz garip gelmişti. Yani jargon, ne demekti? Zeynep bunu öyle bir söylüyordu ki, hem biraz sinirli hem de biraz da eğlenceli bir şekilde. Ama ben, bu kelimenin anlamını çözemedim. O kadar merak ettim ki, Zeynep’in yüzündeki ifade hala gözümün önünde. O zamanlar, Zeynep’in bana karşı bu kadar ciddi olmasının sebebini çok anlayamamıştım.
İçimden, “Bir şey eksik. Bir şeyler var ama ben anlamıyorum” diye düşündüm. O an, dilin ve kelimelerin gücünü hissettim. Küçük bir çocuk için, dünyayı anlamak, hissetmek çok zordu. Zeynep’in o anda bana söylediklerinin arkasındaki anlamı yakalayamamıştım. Ama zamanla, büyüdükçe bu kelimenin nasıl bir yük taşıdığını fark ettim. “Jargon” demek, bir dilin, bir grubun içinde kullanılan özel, bazen yalnızca o gruptaki kişiler tarafından anlaşılabilen kelimeler, terimler demekti. Zeynep’in o gün bana söylediği gibi, jargon yapmanın, bazen yanlış anlaşılmalara yol açtığını öğrendim.
İçimdeki Hayal Kırıklığı: Anlamadığım Kelimeler
Zeynep’in söyledikleri karşısında hissettiğim hayal kırıklığını hatırlıyorum. Bazen insan, bilmediği bir şeyi öğrendiğinde de bir kayıp hissi yaşar. O gün, kendimi bir kenara atılmış gibi hissetmiştim. O kadar kalabalık ve eğlenceli bir grupta, her şey bana yabancıydı. O yaşta, çok bilmemek, bazen biraz korkutucuydu. “Jargon” gibi bir kelime, beni dışarıda bırakmıştı sanki. Herkes bir şekilde o kelimeyi anlamıştı ama ben anlamıyordum. İçimden, “Bir kelime yüzünden mi dışarıda kalacağım?” diye geçirmiştim. Zeynep’in bana bakışları hala gözümün önünde. O an, hayatımın ilk “dışlanmışlık” hissini yaşadım. Küçücük bir kelime, dünyamı ne kadar sarsabilir, değil mi?
Sonra birkaç gün geçti, ve evde annemle sohbet ederken, o kelimenin anlamını sormaya karar verdim. Annem bana sabırla açıklamıştı. “Jargon, bir grup insanın, kendi aralarında kullandığı özel bir dil gibidir,” demişti. Ama bu açıklama bile, o gün hissettiğim hayal kırıklığını gidermemişti. Gerçekten, o kadar küçük yaşlarda, bir kelime yüzünden hissettiğim dışlanmışlık hissi, hala içimdeydi. O zamanlar çocukken, her şeyin basit olduğunu düşünürdüm ama büyüdükçe, kelimelerin, duyguları ne kadar derinden etkileyebileceğini fark ettim.
Bir Kez Daha: Anlamadım Ama Öğrendim
Yıllar sonra, o günü düşününce, o kadar değerli bir şey öğrendim ki. O yaşlarda anlamadığım kelimeler, aslında dünyayı daha iyi kavrayabilmek için birer anahtar olmuştu. Zeynep’in bana söylediği gibi, jargon, bir topluluğun içinde kullanılan özel kelimelerdi. Ama bunun ötesinde, kelimelerin gücü, bazen bizleri birbirimize yaklaştırır, bazen de uzaklaştırır. O gün, belki de çocukken anlamadım ama kelimelerin, insanları nasıl etkilediğini şimdi çok daha iyi biliyorum.
Çocukken, her şey çok büyüktü. Her şeyin anlamını bulmak, her kelimeyi öğrenmek istiyordum. Zeynep’in o anki tavrını belki de o kadar büyütmemeliydim ama o gün, bana en büyük dersleri verdi. Anlamadığım bir kelimeyle, dünyadan dışlanmış gibi hissettim. Ama sonra fark ettim ki, dünya zaten her gün daha fazla kelime ve anlamla doluyor. Jargonlar, sadece kelimeler değil; insanları bir araya getiren, bazen de ayıran şeylerdir.
Ve belki de en önemlisi, jargonun ne olduğunu bilmesem de, o an içimdeki o his, bana bir şeyi öğretmişti: Her kelime, bir anlam taşır. Bu anlamları ne kadar öğrenirsem, dünyayı o kadar iyi anlarım. Ve belki de, hiç anlamadığım o kelimelerle, bazen bir adım daha atmış olurum. Belki de jargon, yalnızca okullarda öğrenilmesi gereken bir şey değil, hayatta da karşımıza çıkan bir dil biçimidir. İnsanları birleştiren veya onları ayıran bir şeydir.